Dünya, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesi konuşuyor. Bir önceki ateşkesin gerçekleştiği 26 Kasım 2024’te, anlaşmanın devreye girmesine saatler kala, İsrail Beyrut’a bir kez daha bomba yağdırmıştı. O saldırıda anne ve babasını kaybeden Fransız vatandaşı Lübnanlı sanatçı Ali Cherri, İsrail’e karşı hukuk mücadelesi başlattı. Paris’te sorumluların “savaş suçu”ndan yargılanması için suç duyurusunda bulundu.
Serdar Korucu’nun CNN Türk’teki özel röportajında Cherri, ailesinin evinin İsrail tarafından bombalandığını, saldırı öncesi tahliye emri verilmediğini söyledi, hayatını kaybeden 7 sivilin arasında anne ve babasının da olduğunu belirtti. Ali Cherri, saldırı sonrasında İsrail tarafından hiçbir açıklama yapılmadığını, herhangi bir ismin hedef alındığının bile duyurulmadığını vurguladı: Bu yüzden bugün, bu yerleşim bölgesinin neden hedef alındığını anlamıyoruz. 50 yıldır bu apartmanda yaşıyoruz; tüm hayatımızı bu mahallede geçirdik. İç savaşı, 2006 savaşını ve çeşitli diğer çatışmaları burada geçirdik. Bu nedenle güvende olduğumuzu düşünüyorduk. Ama artık bugün, İsrail ordusuna karşı kimsenin güvende olmadığını biliyoruz.

‘TELEVİZYONU AÇTIĞIMDA İLK GÖRDÜĞÜM…’
Ali Cherri, saldırıdan tam bir saat önce annesiyle konuştuğunu belirtti, “Ailem korkmuştu ama annem bana ateşkesin nihayet ilan edildiğini, bu yüzden bombardımanın yakında duracağını söylemişti. Umutluydular, saldırıların ve savaşın sonu olduğunu umuyorlardı” dedi. Cherri bir saat sonraysa saldırı haberini öğrendiğini söyledi: “Arkadaşlarımdan mahallemizin hedef alındığına dair mesajlar aldım. Aileme ulaşmaya çalıştım ama başaramadım. Televizyonu açtığımda karşılaştığım ilk görüntü, dairemizin yandığına dairdi.”
Cherri, yaklaşık iki yıl sonra Fransa’da başlattığı hukuki sürecin cezasızlığa karşı bir adım olduğunu ifade etti. Ali Cherri, “Bu suç duyurusuyla yapmaya çalıştığımız şey, bu hayatların sadece sayılardan, rakamlardan ibaret olmadığını göstermek. Her birinin ardında, paramparça olmuş hayatlar, sadece çocukları ve sevdikleriyle birlikte yaşamak isteyen insanların yaşamları var” dedi. Ali Cherri, sürecin sonunda sorumluların adalete teslim edilmesini umduğunu belirtti, “İnanıyorum ki, kaybettiklerimizi bu şekilde onurlandıracağız ve adalet yerini bulacak” ifadelerini kullandı.

‘BU AÇIKÇA BİR SAVAŞ SUÇU’
Ali Cherri, suç duyurusunun iki rapora dayandığını dile getirdi. Onlardan biri Uluslararası Af Örgütü’nün Şubat ayında yayımladığı rapor olduğunu belirtti. Bu raporun İsrail saldırılarıyla ilgili savaş suçları soruşturması başlatılmasını istediğinin altını çizdi. Bir diğer raporunsa Forensic Architecture tarafından yapıldığını, saldırı alanının 3 boyutlu dijital rekonstrüksiyonun olduğunu kaydetti. Cherri, “Böylece, binayı hedef alan en az üç bomba olduğunu tespit edebildik. Bunlar akıllı bombalar olarak adlandırdığımız ve İsrail Hava Kuvvetleri tarafından atılan Amerikan bombaları…. Böylece bu saldırının kasıtlı olduğunu belirleyebildik. Açıkça sivil bir alana yapılan kasıtlı bir saldırı. Bu açıkça bir savaş suçu” dedi.
Ali Cherri, Paris Mahkemesi’nin açacağı soruşturmayla sorumluların kim olduğunun belirlenmesini istedi. “Bu saldırıyı gerçekleştirme emrini kimin verdiğinin ortaya çıkmasını istiyoruz” diyen Cherri, “Bu kişilerin hesap vermesini umuyoruz, çünkü en önemlisi bu cezasızlık döngüsünü kırmak. İsrail her zaman saldırılarının meşru olduğunu söyledi. Biz ise, eylemlerinin yasallığına karar vermenin İsrail ordusuna ait olmadığını söylüyoruz. Bu eylemlerin uluslararası hukuka uygun olup olmadığını belirlemesi gerekenler bağımsız hakimler olmalı” ifadelerini kullandı.
‘HER SALDIRIDA AYNI TRAVMAYI YAŞIYORUM’
Beyrut’un 8 Nisan’da bir kez daha bombalandığını hatırlatan Ali Cherri, “Her saldırıda aynı travmayı tekrar tekrar yaşıyorum ve diğer ailelerin de aynı şekilde yas tuttuğunu hissediyorum. Bu gerçekten çok zor” dedi. Birkaç hafta önce yine İsrail güçleri tarafından adli soruşturma için binayı ve daireyi çeken kameraman Muhammed Şahab’ın üç yaşındaki kızıyla birlikte öldürüldüğünü hatırlattı. Cherri, “Bu saldırıların devam ettiğini, cezasızlığın devam ettiğini gördüğümüzde, bu yasal süreci sonuna kadar takip etme konusunda daha da kararlı oluyorum, çünkü bir mağdur olarak, bu tür saldırılara son vermemiz, cezasızlığa son vermemiz gerekiyor” dedi.
Ali Cherri, son ateşkes süreciyle ilgili olaraksa “Bu soruya tek söyleyebileceğim şey şu… Benim ve tüm Lübnanlıların tek umudu, hayatların kurtarılması, ölümün, bu yıkım makinesinin, bu cani çılgınlığın durması. İstediğimiz tek şey bu” ifadelerini kullandı.
ABD-İran-İsrail savaşının 49. günü! Ablukanın gölgesinde Hürmüz Boğazı’nda dikkat çeken hareketlilik: ‘İlk gemi çıktı’
Kerkük’te 100 yıl sonra bir ilk! Yönetim Türkmenlere geçti, sokaklar bayram yerine döndü






